bir serçe titrekliğinde...

Hani küçüktüm çok küçük. Canım annemin serçe parmağından tutar Bilinmeze dair küçük hafsalamda. Emin adımlar atardım. Emindim Emniyette idim. Annem vardı elimde Elim eline hakim olamasa da Bir serçe titrekliğinde olsa da bedenim Ben...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -25-

Her neyse arkadaşlar. Size haberlerim var. Bu gün itibari ile Bişkek’e gidişim kesinleşti. Önümüzdeki Aralık ayının sonunda...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -24-

Evlat fikrimizi anlatmak adına menfi misallendirmelerden kaçınmamız gerek. Bilelim ki menfi örnekler ile anlatacağımız mevzular, müspet misallerle de anlatılabilir. Bu...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -23-

Eşref, mescidin avlusuna girdiğinde avluda onlarca insan hararetli sohbetler içinde idi. Büyük bir kısmını ilk defa görüyordu. Çoğunun başlarında sarıkları ve üzerlerinde namaz cübbeleri bulunmaktaydı. ...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -22-

Ali Eşref: ''-Abi üç faktör demiştin. Nelerdir bu üç faktör?'' Bilal Hoca: ''-Eşref, vakit bir hayli geç oldu. İnşaallah yarın konuşuruz bu konuyu. Hem sizde tahmin...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -21-

Arkadaşını dikkatle ve birazda muzip bir eda ile dinleyen Ali Eşref Mehmet'in yüzüne sert bir bakış attıktan sonra: ''-Aslında bu gün dershanede açıklanan deneme sınavının...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -20-

Anamın gözlerinden dahi sakladığım göz yaşlarım, Rabbimizin bize lütfettiği üç beş koyun bir keçinin rızkı olan otları sulardı çoğu zaman. Günler geçti, deveran döndü... Ve...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -19-

Sonuçlar ile alakalı olarak önümüzdeki pazar yapacağımız geleneksel yıllık pikniğimize inşallah kalmaya çalışacağım ve orada detaylı bir şekilde konuşabiliriz sonuçlarımızı. Nasip denir ya hani…...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -18-

Ali Eşref: ''-Orhan Hocam müsaadeniz olursa kalkmak istiyorum, bir hayli geciktim. Pansiyonda geç kalmam sorun olabilir. Her şey için teşekkürler, bir hayli vaktinizi aldım, daha...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -17-

Orhan Hoca anlatılan rüyayı olanca ciddiyeti ile dinliyordu. Konuşmanın bir yerinde; ''-muhakkak rüya peygamberliğin kırk altı cüzünden biridir. Dikkat edin peygamber (as.), vahyi ilk altı...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -16-

Eşref:'' -Kalp kalbe karşıdır derler yâ Orhan Hoca'm; bende sizi sevdim. Buraya gelmek için iki gündür fırsat kolluyordum. İnsanların yüzüne iltifat...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -15-

Yatsı ezanı henüz yeni okunmuştu. Eşref Balbey Mahallesinin dar sokaklarından koşar adımlarla mescide doğru yürüyordu. Akşam namazını sahilde bulunan eski Selçuklu mirası...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -14-

Akşama yakın saatlerde oldukça tenha olurdu bu küçük plaj. Bir kayanın üzerine oturdu. Denizi seyretmeye başladı. Nedense deniz ve özellikle bu mekan Eşref için her...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -13-

Sınıf çıkışı Ali Eşref ve Hüzün göz göze gelmişler, birkaç saniyelik bir duraksamadan sonra sınıftan çıkmışlardı. ...

Devamı

Roman: Hüzün Günlüğü -12-

'' -Eşref bu gün durgunsun, aslında bu soruma en çok senin vereceğin cevabı merak ediyorum… Sen ne dersin muhtemel bir birleşme mümkün müdür sence...?'' Eşref yerinden...

Devamı